Çocuğunuzu merak etmeye nasıl teşvik edebilirsiniz?

Çocuğunuzu merak etmeye nasıl teşvik edebilirsiniz?

Çocukların çevrelerinde gördükleri her şey onlar için yeni bir durumdur. Doğayı, mevsimleri, makineleri, dinozorları, yıldızları ve bunlarla birlikte birçok şeyi merak ederler. Bu merak onları keşfetmeye yöneltir. Çocuklar çevrelerini keşfettikçe olaylar arasında benzerlikleri ve farklılıkları ayırt etmeye başlarlar. Gözlemleri ile ilgili fikirler üretir, hipotezler kurar ve bunları test ederler. İşte bu yüzden, okul öncesi dönem, çocuklar için kritik bir dönem olup doğru yönlendirme yapılması oldukça önemlidir. Çünkü bu dönemde çocuklar kavramlar geliştirmektedirler. İlk başlarda, o an için amaçlarına uyan ancak geniş kapsamlı olmayan ve ayrıntı içermeyen gözlemler yaparken, bu durum yaş ilerledikçe yine artan deneyimlere bağlı olarak detaylı bir hal alır ve belirli bir probleme ilişkin gözlemlere doğru ilerler. Bu süreç kavram gelişimini destekler. Çocuklar bu kavramları kazanırken yeni edindikleri kavramları uygulamalarını, var olan kavramları genişletmelerini ve yeni kavramlar üremelerini sağlayan yöntemler geliştirirler.

Çocuklar problemleri çözmek için tanıdık unsurları birleştirir. Ebeveynler ve öğretmenler merak ve buluşu teşvik edebilir, bu da yeni buluşlara yol açar. Aralık 2020’de Coloradolu 15 yaşındaki bir mucit olan Gitanjali Rao, Newsweek tarafından Yılın Çocuğu seçildi. Rao gibi çocuklara çok özel bir çocukmuş gibi yaklaşılır ve bu çocuklar yaşıtlarından tamamen farklıymış gibi gösterilirler. Oysaki hemen hemen her çocuk hayata yeni fikirler inşa etmek için gelir.
Peki, tüm çocukları fikirlerinin peşinden koşmaya isteklendirmek için ne yapmak gerekir? Cevap iki süreçten geçer: Sorgulama ve icat. Üç yaşındaki çocuğunuzu oyun oynarken izlediyseniz, çocuğunuzun fikirlerin peşinden nasıl koştuğunu görmüşsünüzdür. Bu durum genellikle bir sorun bulmalarıyla başlar. Bir çocuk battaniye ve yastıklardan bir çadır yapmayı, neden bazı böceklerin uçup bazılarının uçmadığını anlamayı veya yıldızların gökyüzünde ne kadar uzağa uzandığını bilmek ister. Ebeveynler ve eğitimciler olarak sizler, çocuklarınızın her şeyi derinlemesine düşünmek için doğal dürtülerini teşvik edebilirsiniz. Bunu yapmak için çocuklarınıza farkına vardıkları sorunları çözmeleri için bol bol fırsat vermeli, onlarla kafalarını karıştıran entelektüel bulmacalar hakkında konuşmak için zaman harcamalı, fikirlerini gözden geçirme konusunda onlara rehberlik etmelisiniz. Ebeveynler ve eğitimciler olarak ayrıca çocuklarla alışılmadık, bilinmeyen ve hatta belki de rahatsız edici şeyler hakkında konuşmaya istekli olmalısınız. Bu sayede çocuklarınızın sorgulama, icat etme ve karmaşık problemler üzerine kafa yorma yönündeki güçlü dürtülerini geliştirerek onların daha esnek ve farklı düşünebilen bireyler olmalarına yardımcı olabilirsiniz.

Bir ekrana yansıtılan görsel desenleri veya görüntüleri izleyen bebekler, daha önce hiç görmedikleri bir şeye daha uzun süre bakarlar. Artık şaşırtıcı olmayan bir şey görene kadar bakarak ve dinleyerek yeni fenomenleri özümserler. Ancak hızla sadece kulaklarını ve gözlerini kullanmanın ötesine geçerler. Çok geçmeden bebekler araştırma repertuarlarını dokunma, kavrama, yalama ve ağızla konuşmayı içerecek şekilde genişletirler. İki buçuk yıl içinde, dünyayı araştırmak için çok daha güçlü bir araç edinirler: Soru sormak. Yeni yürümeye başlayan çocuklar etraflarındaki nesneler hakkında soru sorabilir, ayrıca geçmiş, gelecek ve görünmeyen şeyler hakkında da sorular sorabilir.

Diğer memelilerle karşılaştırıldığında, bebekler daha yeteneksiz görünür. Sonuçta, diğer memeliler hayatlarının birkaç saati içinde yürür ve kendilerini beslemeyi öğrenirler. Yine de üçüncü yıllarına gelindiğinde, insanlar en zeki köpeğin, atın veya domuzun asla elde edemeyeceği göz kamaştırıcı bir dizi bilgi ve beceriyi öğrenir. Yeni doğan bebekler üç yaşına ulaştığında tam cümlelerle konuşabilir; karmaşık konuşmaları sürdürebilir; geçmişe veya geleceğe atıfta bulunabilir; ve karakterler, olaylar ve sürpriz sonlar içeren karmaşık hikayeler anlatabilirler. Çocukların araştırma dürtüsü, sadece hırıldayan, tekmeleyen ve ağlayan çaresiz bebeklerin yalnızca üç yıl içinde nasıl toplumun bilinçli üyeleri haline geldiğini açıklar. Merak, tipik olarak gelişen tüm çocuklar tarafından görünüşte zahmetsizce edinilen geniş bilgi ve becerileri açıklayan psikolojik temeldir.

Çocuklar üç yaşına ulaştıklarında, günlük rutinleri ve çevreleri hakkında büyük bir çalışma bilgisine sahip olurlar. Kahvaltı masasında ne olacağını, aile üyelerinin tipik olarak ne tür şeyler yapıp söyleyeceğini ve markete gittiklerinde neler olacağını bilirler. Gündelik dünya, daha fazla açıklama ve ustalık gerektiren daha belirgin olay ve nesnelerin tanıdık arka planı haline gelir. Bu noktada, çocuklar biraz daha seçici olmaya hazırdır. Günlük yaşamın hangi yönlerini gözden geçirebileceklerine ve hangilerine odaklanacaklarına karar vermede daha aktif bir rol oynamaya başlarlar. 18 aylık çocukların neredeyse tamamı uyanık oldukları günlerin çoğunda meraklı görünürken, dört yaşındakiler günlük yaşamın birçok yönü hakkında muhtemelen bıkkın görünürler; okul gezisi, bir komşunun ziyareti veya pencereden dışarı çıkan güvercinler… Günlük hayatın sıradanlaştığı bu dönemde, çoğu çocuk belirli ilgi alanları geliştirir. Biri böceklerin büyüsüne kapılır, diğeri insanları neyin güldürdüğünü görmek ister. Ancak tüm çocuklar nesnelere odaklanmaz. Bazıları, tanrı, ölüm ve sonsuzluk gibi görünmez veya kavranamayan durumlar hakkında bilgi toplarlar. Evde konuşan iki-beş yaşındaki çocuklardan oluşan geniş bir grubun incelenmesinde, çocuklar genellikle nispeten uzun süreler boyunca bu tür konular hakkında birçok soru sormuşlar. Örneğin, bir anne dört yaşındaki kızına evcil kuşlarının öldüğünü açıklarken “Öleceğini önceden hissettiği için yuvasını aşağı indirdi ve kendini hazırladı” dedi. Gün boyunca kızı ona şunları sordu:

“Öleceğini biliyor muydu?”
“Öleceğini nereden biliyordu?”
“Ölmek istemiyorum.”
“Ölü olmanın nasıl bir his olduğunu merak ediyorum.”

Özetlemek gerekirse, siz yetişkinler için genellikle görünmez olsa da, küçük çocuklar çok çeşitli konular hakkında bilgi toplar ve bu tür bilgiler gelecekteki fikirlerin temelini oluşturur.

Çocuklar çeşitli küçük parçalardan (örneğin, ip, gümüş eşyalar, bloklar) yeni nesneler tasarlarlar, hayali senaryolar planlarlar veya yeni oyunlar için kuralların haritasını çıkarırlar. Başka bir deyişle, icat etmekle meşgullerdir. Küçük bir karton kutudan uçak yapan, bir kardeşini şaka amacıyla banyoya kilitlemek için ayakkabı bağcığı kullanan veya bir kale oluşturmak için baş aşağı bir sandalyenin üzerine banyo havlusu bırakan çocuğu bir düşünün. Bütün bu eylemler basit icatlardır. Bunlar da bir hedefe ulaşmak için tanıdık unsurların yeni kombinasyonlarını içerir.
Çocuklar ilk yaşlarındayken araştırma ve buluş kazanımları ayrı ayrı gelişir. Bu kavramların daha resmi fikirlerin peşinden koşmak ve zorlu problemleri çözmek için bir araya getirilmesinden önce, çocukların bir şeye daha ihtiyacı vardır: Kişinin düşüncelerini bir nesne olarak ele alma yeteneği – incelenebilen, gözden geçirilebilen veya yeniden düşünülebilen zihinsel bir temsildir. Artık, beş ile altı yaş arasında çocukların fikirleri anlamaya başladıklarına dair kanıtlar var. Deneyciler çocuklardan bir fikrin ne olduğunu açıklamalarını istediğinde, dört yaşındakiler onu somut terimlerle ifade ettiler, mesela bir eylem planı veya yaptıkları bir nesne ile. Ancak çocuklar altı yaşına geldiklerinde, çoğu, fikrin zihnin bir ürünü olduğunu ve birden fazla fikir türü olduğunu anlar.
Şaşırtıcı fenomenlerin aydınlatıcı açıklamalarını bulmak ve düğümlü sorunlara yeni çözümler bulmak için gereken beceriler çoğu çocuğun erişebileceği düzeydedir. Ancak bu kapasite kaçınılmaz değildir ve hecelemeyi, eklemeyi veya kitap raporları yazmayı öğrenmenin doğal sonucu da değildir. Çocukların fikir geliştirme yeteneğine sahip olmalarına ve bu fikirlere ilgi duymalarına yardımcı olmak, sizlerin ortak çabasını gerektirir. Çocuğunuz oyun oynarken ve okul ödevlerini tamamlarken onunla aslında uzun süreli bir yakınlık kuruyorsunuz, çocuğunuzun ne ve nasıl düşündüğünü fark etmek için bu mükemmel bir fırsat! Çocuğunuz kendi sorularını yanıtlamak için bilgi toplamaya çalıştığında bu kafa karıştırıcı gizemler üzerine kafa yorar, tahminde bulunur, olası veya imkânsız sonuçların ana hatlarını çizer veya alternatif bakış açıları düşünürse, fikir oluşturmak için gerekli olan becerileri kurgular. Siz de ebeveynler ve eğitimciler olarak merakı ve buluşu sıklıkla teşvik ederseniz, Gitanjali Rao’dan çok daha fazla çocuk yenilik yolunda olacaktır.

Kaynak

https://www.childandfamilyblog.com/early-childhood-development/nurturing-curiosity-invention-of-childrens-ideas/
https://www.hup.harvard.edu/catalog.php?isbn=9780674988033